İçeriğe geç
Antalya Kent Bülten

Gündelik hayatın merak haritası, burçların renkli yorumu

Kişisel Gelişim

Egzersizde Motivasyon Yerine Takvim Kurmak

Düzenli hareket edenler her gün istekli değildir; sadece isteğe daha küçük bir rol vermişlerdir. Motivasyon yerine takvime dayanan bir yapı kurmanın yolları.

Barış Erdemli 4 dk okuma

Hareket etmeye başlamak isteyenlerin en çok bahsettiği eksik, motivasyondur. "Bir türlü içimden gelmiyor" cümlesi, spor niyetlerinin en sık duyulan cenaze törenidir. Oysa düzenli hareket eden insanlara bakıldığında, onların da her gün istekli olmadığı görülür. Aradaki fark isteğin miktarı değil, isteğe verilen rolün büyüklüğüdür. Düzenli olanlar, hareket etmeyi bir ruh hâli meselesi olmaktan çıkarıp bir takvim meselesine dönüştürmüştür.

Motivasyon neden güvenilmez bir yakıttır

Motivasyon dalgalıdır. Yeni bir karar verildiğinde tepe yapar, ilk zorlukta düşer, hava bozduğunda kaybolur. Bir sistemi tamamen bu dalgalanmanın üzerine kurmak, rüzgâra göre çalışan bir saat yapmaya benzer. Üstelik motivasyon çoğu zaman eylemin öncesinde değil, sonrasında gelir. Ayakkabıyı giyip kapıdan çıkan biri on dakika sonra kendini iyi hissettiğinde, o iyi his eylemin sebebi değil sonucudur.

Bu tersine ilişkiyi kavramak rahatlatıcıdır. Çünkü artık kendinizi hazır hissetmeyi beklemeniz gerekmez. Beklenen şey bir duygu değil, bir saattir. Salı akşamı yedide ne hissettiğinizin önemi azalır; önemli olan salı akşamı yedinin gelmiş olmasıdır.

Takvim kurmanın pratik hâli

İyi bir takvim, iddialı olandan çok sürdürülebilir olandır. Haftada altı gün planlayıp iki hafta sonra bırakmak yerine, haftada üç gün planlayıp altı ay sürdürmek çok daha fazla toplam hareket demektir. Başlangıçta seçilecek gün sayısı, en kötü haftanızda bile yapabileceğiniz kadar olmalıdır. Yoğun bir hafta geldiğinde plan çökmüyorsa, plan iyi kurulmuştur.

Saati belirlemek gün sayısı kadar önemlidir. "Bugün bir ara" diye düşünülen şey genellikle akşam dokuzda unutulmuş bir niyete dönüşür. Buna karşılık günün sabit bir dilimine yerleşen hareket, diğer işlerin etrafında kendiliğinden yer açar. Sabah çalışanlar için işe gitmeden önce, akşamcılar için işten dönüşün ilk yarım saati sık işleyen aralıklardır.

Kaçırılan günlerle başa çıkmak

Her takvim ara sıra bozulur. Asıl mesele bozulduktan sonra ne olduğudur. Bir günü kaçırdıktan sonra "zaten olmadı" diyerek haftanın kalanını iptal etmek, en sık görülen çöküş biçimidir. Buna karşılık işe yarayan basit bir kural vardır: asla iki kez üst üste atlamamak. Bir gün kaçırılabilir, ikincisi kaçırılmaz. Bu tek cümle, kesintileri geçici bir aksama olmaktan çıkıp bir bırakışa dönüşmekten korur.

İkinci bir emniyet valfi, küçültülmüş sürüm hazırlamaktır. Planlanan kırk dakikanın yapılamayacağı bir günde, on dakikalık bir yürüyüş ya da beş dakikalık bir esneme akışı takvimi ayakta tutar. Yapılan iş küçüktür ama zincir kırılmamıştır ve asıl korunan şey zincirdir.

Kaydı görünür kılmak

İnsan zihni, ilerlemeyi görebildiğinde daha az pazarlık yapar. Duvara asılan basit bir takvimde yapılan günleri işaretlemek, uygulama bildirimlerinden daha kalıcı bir etki bırakır çünkü göz her gün oradan geçer. Üstelik biriken işaretler zamanla kendi başına bir sebep hâline gelir; insan iki haftalık bir seriyi bozmak istemez.

Kayıt tutarken ölçülen şeyin ne olduğu da fark yaratır. Yalnızca sonuçları değil, katılımı ölçmek daha adildir. Kaç dakika hareket edildiği, o gün nasıl hissedildiği ya da yalnızca bir çarpı işareti; bunların hepsi, ölçülmesi zor uzun vadeli hedeflerden daha motive edicidir.

Zamanla değişen ilişki

Birkaç ay istikrarla sürdürülen bir takvimde ilginç bir şey olur: hareket etmek karar verilecek bir şey olmaktan çıkar. Dişleri fırçalamak gibi, üzerinde düşünülmeden yapılan işler kümesine katılır. Bu noktadan sonra motivasyon kaybolmaz, sadece gereksizleşir. İnsanlar o aşamada genellikle şunu söyler: yapmadığım gün eksik hissediyorum.

Bu aşamaya kadar geçen sürede işe yarayan bir başka ayrıntı, hazırlığı azaltmaktır. Kıyafetlerin bir gece önceden hazır olması, spor çantasının kapının yanında durması, yürüyüş rotasının önceden belli olması gibi küçük düzenlemeler karar anındaki sürtünmeyi azaltır. Alışkanlıklar genellikle büyük engellerde değil, bu tür minik pürüzlerde takılır. Ayakkabıyı aramakla geçen üç dakika, yorgun bir akşamda planın tamamını iptal ettirmeye yetebilir.

Takvimi zaman zaman gözden geçirmek de gerekir. Üç ay boyunca aksatmadan sürdürülen bir plan, artık kolay geliyorsa gün sayısı ya da süre bir miktar artırılabilir. Tersine, sürekli aksatılıyorsa sorun kişide değil planda olabilir; seçilen saat uygun değildir ya da hedef fazla iddialıdır. Planı küçültmek başarısızlık değil, ayarlama yapmaktır ve genellikle zinciri kurtaran hamledir.

Buraya varmanın kısayolu yoktur ama uzun yolu da düşünüldüğü kadar zahmetli değildir. Gerçekçi bir gün sayısı, sabit bir saat, kaçırılan günler için bir kural ve gözle görülür bir kayıt. Dört basit parça, dalgalı bir duyguya bel bağlamaktan çok daha güvenilir bir yapı kurar.