İçeriğe geç
Antalya Kent Bülten

Gündelik hayatın merak haritası, burçların renkli yorumu

Kişisel Gelişim

Motivasyon Beklemeyi Bırakın: İşe Yarayan Şey Sistem

Sonuç üretenler daha çok isteyenler değil, isteğe daha az bağımlı çalışanlar. Motivasyonsuz günler için pratik plan.

Nihan Aydıner 3 dk okuma

Motivasyon üzerine söylenen sözlerin çoğu aynı yanlış varsayıma dayanır: yeterince istersen yaparsın. Oysa gerçek hayatta insanlar istedikleri pek çok şeyi yapmaz. Spora başlamak isteyen, kitabı bitirmek isteyen, o projeye oturmak isteyen milyonlarca kişi vardır ve isteklerinden şüphe etmek için hiçbir sebep yoktur. Sorun istekte değil, isteğin dalgalı olmasındadır.

Motivasyon bir duygudur ve tüm duygular gibi gelip geçicidir. Sabah yüksek, öğleden sonra düşüktür. Hava, uyku, haberler, bir yorum, bir yorgunluk onu değiştirir. Sadece motivasyon varken çalışmayı planlayan biri, aslında havaya bağlı bir sistem kurmuş olur. Uzun vadede sonuç üreten insanlar, motivasyonu daha yüksek olanlar değil, ona daha az ihtiyaç duyacak şekilde çalışanlardır.

Sistem, hedefin yerine geçer

Hedef, varmak istediğiniz yeri tarif eder; sistem ise oraya giden günlük davranışı tarif eder. "Bu yıl on kitap okuyacağım" bir hedeftir. "Her akşam yatmadan yirmi dakika okuyacağım" ise bir sistemdir. Hedefler ilham verir ama davranışı yönetmez. Bir hedefin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyen şey, arkasında duran sistemin ne kadar sürdürülebilir olduğudur.

Sistem kurmanın en önemli avantajı, günlük kararı ortadan kaldırmasıdır. Ne zaman, nerede, ne kadar sorularının cevabı önceden verilmişse, o an "canım var mı" sorusuna girmeye gerek kalmaz. Karar ne kadar azsa, direnç de o kadar azalır.

Eşiği düşürmek

Motivasyonun düşük olduğu günler için ayrı bir plan yapmak, kesintileri ciddi biçimde azaltır. Buna asgari sürüm demek mümkün. Normalde kırk dakika çalışıyorsanız, kötü günlerin asgari sürümü beş dakika olabilir. Beş dakika çalışmak sonucu değiştirmez ama zinciri korur ve kimlik duygusunu ayakta tutar.

Uygulamada ilginç bir şey olur: beş dakika için oturan kişilerin büyük bölümü kırk dakika çalışır. Çünkü zor olan devam etmek değil, başlamaktır. Eşiği düşürmek, aslında başlangıç sürtünmesini yenmenin en ucuz yoludur.

İlerlemeyi görünür kılmak

İnsan zihni ilerlemeye duyarlıdır. Gözle görülür bir ilerleme, motivasyonu artırır; ilerlemenin görünmez olduğu işlerde ise en dirençli kişiler bile bir süre sonra yorulur. Bu yüzden yaptığınız işi kayıt altına almak, göründüğünden daha güçlü bir etkidir. Takvimde işaretlenen günler, tutulan kısa bir kayıt, biriken sayfa sayısı.

Burada dikkat edilmesi gereken tek şey, kaydın bir baskı aracına dönüşmemesidir. Amaç kendinizi denetlemek değil, ilerlemeyi hatırlamaktır. Kesintiye uğradığında kaydı sıfırlayıp her şeyi baştan başlatmak, çoğu zaman bırakmanın en hızlı yoludur.

Enerjiyi doğru saate koymak

Herkesin gün içinde daha berrak olduğu bir aralık vardır. Kimileri sabahın erken saatlerinde, kimileri akşamüstü daha verimlidir. Zor işleri bu aralığa yerleştirmek, aynı işi iki kat daha az çabayla bitirmenizi sağlar. Buna karşılık en zor işi günün en yorgun saatine koyup sonra kendini disiplinsizlikle suçlamak, çok yaygın ama haksız bir yargıdır.

Kendi ritminizi bir hafta boyunca gözlemlemek bu konuda yeterlidir. Hangi saatlerde odaklandığınızı, hangi saatlerde dağıldığınızı not aldığınızda, planı kendinize göre kurmak kolaylaşır.

Dikkati korumak da bir sistemdir

Çalışma sisteminin en zayıf halkası genellikle dikkattir. Oturulur, başlanır ve on dakika sonra telefon elde bulunur. Bunun sebebi zayıflık değil, ortamın sürekli kesinti üretmesidir. Bildirimler kapatılmadığı sürece, iradeyle kazanılmaya çalışılan her dakika pahalıya mal olur.

Basit önlemler burada büyük fark yaratır. Telefonu başka bir odada bırakmak, çalışma süresini kısa bloklar halinde tanımlamak ve o blok bitene kadar hiçbir şeye bakmamak gibi. Ayrıca bölünme gerçekleştiğinde kendini suçlamadan geri dönmek önemlidir; dikkat dağınıklığı normaldir, mesele orada ne kadar kaldığınızdır. Bir sistem, kesintileri yok saymaz; kesintiden sonra geri dönüşü kolaylaştıracak şekilde kurulur.

Kişisel gelişim genellikle daha çok istemek üzerine kurulu anlatılır. Oysa iş görenler daha çok isteyenler değil, isteğe daha az bağımlı çalışanlardır. Sistemi kurun, eşiği düşürün, ilerlemeyi görünür kılın ve enerjinizi doğru saate yerleştirin. Motivasyon geldiğinde iyi kullanılır; gelmediğinde ise sistemin kendisi sizi taşır. Asıl fark burada ortaya çıkar.